Türkiye’den yurt dışına açılmak isteyen işletmeler için ihracatta devlet destekleri, yeni pazarlara giriş maliyetlerinin azaltılmasından markalaşmaya, fuar katılımlarından yurt dışı ofis ve mağaza giderlerine kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Özellikle ilk kez ihracata başlayacak veya mevcut ihracatını yeni ülkelere taşımayı planlayan işletmeler açısından doğru destek programının belirlenmesi önemli bir rekabet avantajı sağlayabiliyor. Ancak ihracat teşvikleri, yalnızca bir harcama yapıp sonrasında destek almak şeklinde değerlendirilmemeli. Hedef pazar seçimi, şirketin ihracata hazır olup olmadığı, başvuru koşulları, harcamanın uygunluğu ve gerekli belgelerin doğru şekilde hazırlanması sürecin önemli parçalarını oluşturuyor.
2026 itibarıyla Ticaret Bakanlığı’nın mal ihracatına yönelik temel destek sistemi 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülüyor. Sistem içerisinde pazara giriş, yurt dışı pazar araştırması, marka tescili, fuarlar, yurt dışı birim, tanıtım, tasarım, UR-GE, TURQUALITY® ve farklı ihracat modellerine yönelik destekler bulunuyor. Destek üst limitleri ise her takvim yılı başında mevzuatta belirlenen yöntem doğrultusunda güncelleniyor.
İhracat Devlet Desteklerinin Amacı Nedir?
İhracat devlet destekleri, Türkiye’deki işletmelerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmayı, yeni pazarlara ulaşmasını kolaylaştırmayı ve katma değerli ihracatı geliştirmeyi amaçlayan mekanizmalardır.
İhracata başlamak isteyen bir şirket için yurt dışı faaliyetlerin ilk aşamasında önemli maliyetler ortaya çıkabilir. Hedef ülke araştırması, seyahatler, fuarlar, sertifikalar, marka tescili, tanıtım faaliyetleri, depo veya mağaza kiraları gibi kalemler işletmeler açısından ciddi bir bütçe gerektirebilir.
Devlet destekleri, uygun şartları sağlayan işletmelerin bu maliyetlerin belirli bölümlerini karşılayabilmelerine yardımcı olur.
İhracat desteklerinden kimler yararlanabilir?
Destek türüne göre yararlanıcı şartları değişmektedir.
Genel olarak Türkiye’de faaliyet gösteren ve ilgili programın şartlarını karşılayan şirketler, ihracatçı firmalar ve bazı desteklerde işbirliği kuruluşları sistemden yararlanabilmektedir.
Ancak her şirketin tüm desteklere otomatik olarak erişmesi mümkün değildir. Şirketin faaliyet alanı, harcamanın niteliği, ihracat modeli, hedef ülke ve destek programının özel koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle destek araştırmasına başlamadan önce şirketin mevcut yapısının analiz edilmesi önemlidir. Yücel Strateji Analizler kapsamında işletmenin mevcut durumu, pazarı ve gelişim alanları değerlendirilerek sonraki stratejik adımların daha sağlıklı planlanması amaçlanmaktadır.
Yurt Dışı Pazar Araştırması Desteği
İhracatta başarılı olmanın ilk şartlarından biri doğru ülkeye, doğru ürünle ve doğru müşteri grubuyla ulaşmaktır.
Ticaret Bakanlığı’nın 5973 sayılı Karar kapsamındaki destek başlıklarından biri Yurt Dışı Pazar Araştırması Desteğidir. Bu programla şirketlerin yeni ihracat pazarlarını yerinde araştırmalarına yönelik faaliyetler destek sistemine dahil edilmektedir. Bakanlık, bu desteğe ilişkin güncel genelge ve başvuru belgelerini 2026 yılında da yayımlamayı sürdürmektedir.
Yurt dışı pazar araştırması neden yapılmalıdır?
Her büyük pazar, her işletme için doğru pazar değildir.
Hedef ülke belirlenirken;
- pazar büyüklüğü,
- ithalat hacmi,
- rakip ülkeler,
- fiyat seviyeleri,
- dağıtım kanalları,
- potansiyel müşteriler,
- gümrük koşulları,
- ürün standartları,
- lojistik maliyetleri,
- tüketici tercihleri
birlikte incelenmelidir.
Bu nedenle ihracata başlamadan önce yapılacak pazar araştırması, yalnızca destek başvurusunun değil, ihracat stratejisinin de temelini oluşturmalıdır.
Hedef ihracat pazarı nasıl belirlenir?
Hedef ülke seçimi yalnızca nüfus veya ekonomik büyüklük üzerinden yapılmamalıdır.
Ürünün ilgili ülkedeki talebi, rakiplerin gücü, Türkiye’nin lojistik avantajları, gümrük vergileri ve pazara giriş engelleri gibi faktörler birlikte değerlendirilmelidir.
Bu noktada Ticari İstihbarat Danışmanlığı kapsamında pazar, rakip ve ticari verilerin analiz edilmesi; ihracat kararlarının varsayımlar yerine veriye dayalı şekilde alınmasına katkı sağlayabilir.
Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği
İhracatı sürdürülebilir hâle getirmek isteyen şirketlerin yalnızca ülke seçmesi değil, bu ülkeye nasıl gireceğini de planlaması gerekir.
Ticaret Bakanlığı’nın güncel destek sisteminde Pazara Giriş Projesi Hazırlama Desteği de bulunuyor. Güncel genelgede başvuru ve değerlendirme süreçleri ile Destek Yönetim Sistemi (DYS)/KEP üzerinden yürütülecek işlemlere ilişkin esaslar belirlenmiştir.
Pazara giriş projesinde neler bulunmalıdır?
Sağlıklı bir ihracat planı hazırlanırken yalnızca satış hedefi belirlemek yeterli değildir.
Plan içerisinde;
- mevcut durum analizi,
- hedef pazar,
- müşteri profili,
- rakipler,
- ürün konumlandırması,
- fiyatlandırma,
- dağıtım modeli,
- satış kanalları,
- pazarlama faaliyetleri,
- operasyonel ihtiyaçlar,
- finansal kaynak ihtiyacı,
- riskler
gibi başlıkların değerlendirilmesi gerekir.
Böylece işletme, “hangi ülkeye ihracat yapabiliriz?” sorusunun ötesine geçerek “bu pazarda nasıl kalıcı olabiliriz?” sorusuna yanıt arayabilir.
Pazara Giriş Belgesi Desteği
Bazı ürünlerin yurt dışı pazarlarda satılabilmesi için uluslararası standartlara, teknik düzenlemelere veya ülkeye özgü sertifikasyon şartlarına uyum sağlanması gerekir.
Pazara Giriş Belgesi Desteği, destek kapsamına alınan belge, test ve analizlere ilişkin harcamalar açısından ihracatçı işletmeler için önemli destek alanlarından biridir. Bakanlık, destek kapsamındaki pazara giriş belgeleri listesini dönemsel olarak güncellemektedir.
Her sertifika devlet desteği kapsamında mıdır?
Hayır.
Bir belgenin uluslararası ticarette gerekli olması, otomatik olarak devlet desteği kapsamında bulunduğu anlamına gelmez.
Başvuru öncesinde ilgili belgenin güncel destek listesinde bulunup bulunmadığı, şirketin ve harcamanın program koşullarını sağlayıp sağlamadığı kontrol edilmelidir.
Bu nedenle özellikle yüksek maliyetli test, analiz veya sertifikasyon süreçlerinde harcama gerçekleştirilmeden önce güncel mevzuatın incelenmesi önemlidir.
Yurt Dışı Marka Tescil Desteği
Yurt dışında kalıcı olmak isteyen işletmeler açısından marka koruması, ihracatın önemli unsurlarından biridir.
Türkiye’de tescilli bir markanın hedef ülkelerde korunmaması; şirketin ilerleyen dönemlerde hukuki sorunlarla, marka kullanım kısıtlamalarıyla veya ilave maliyetlerle karşılaşmasına neden olabilir.
Ticaret Bakanlığı’nın 5973 sayılı Karar kapsamında Yurt Dışı Marka Tescil Desteği bulunuyor ve programın uygulamasına ilişkin ayrı bir genelge yürürlükte.
İhracat yapmadan önce marka tescili gerekli midir?
Her ihracat işlemi için aynı hukuki şartlar geçerli değildir. Ancak marka stratejisi açısından hedef pazarda tescil durumunun önceden araştırılması önemli bir risk yönetimi adımıdır.
Özellikle uzun vadeli ihracat planlayan, distribütörlük ağı kuracak veya doğrudan tüketiciye satış yapacak şirketlerin marka korumasını ihracat stratejisinin parçası hâline getirmesi faydalıdır.
Yurt Dışı Fuar Destekleri
Uluslararası fuarlar, ihracatçıların yeni müşteriler ve distribütörlerle temas kurabileceği en önemli geleneksel pazarlama kanallarından biri olmaya devam ediyor.
5973 sayılı Karar kapsamında ihracatçıların Bakanlık tarafından desteklenen yurt dışı fuarlara katılımına ilişkin destek mekanizmaları bulunuyor. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında destek kapsamındaki fuarları ve ilgili mevzuatı güncel listeler hâlinde yayımlıyor.
Her yurt dışı fuar devlet desteği kapsamında mıdır?
Hayır.
Bir etkinliğin yurt dışında düzenlenmesi, tek başına destek kapsamında olduğu anlamına gelmez.
Katılım kararı verilmeden önce fuarın Ticaret Bakanlığı’nın ilgili listelerinde bulunup bulunmadığı ve katılım şeklinin destek şartlarına uygunluğu kontrol edilmelidir.
Ayrıca fuar seçimi yalnızca destek alınabildiği için yapılmamalıdır. Hedef müşterilerin bulunmadığı veya sektör açısından yeterli ticari potansiyel taşımayan bir fuara katılmak, destek alınsa dahi işletme açısından verimli olmayabilir.
Yurt Dışı Birim Kira Desteği
İhracatını belirli bir seviyeye taşıyan şirketler, hedef ülkelerde fiziksel yapılanmaya ihtiyaç duyabilir.
Mağaza, ofis, showroom, depo veya ilgili programın kapsamına giren farklı ticari birimlerin oluşturulması ihracatın ölçeklenmesine katkı sağlayabilir.
Ticaret Bakanlığı’nın Birim Kira Desteği, belirlenen şartları sağlayan yurt dışı birimlerin kira giderlerini desteklemeye yönelik mekanizmalardan biridir. Güncel uygulamada e-ticaret depolarına ilişkin başvuru ve ödeme süreçleri için de ayrı belgeler bulunuyor.
Yurt dışında ofis veya depo açmak her şirket için doğru mudur?
Hayır.
Yurt dışında fiziksel birim açılması sabit maliyet oluşturur. Bu nedenle karar verilmeden önce satış hacmi, stok devir hızı, lojistik avantaj, müşteri yoğunluğu ve yatırımın geri dönüş süresi analiz edilmelidir.
Bu tür yatırımlarda Yatırım Analizi ve Fizibilite çalışması yapılarak yatırımın finansal uygulanabilirliği, maliyetleri, gelir potansiyeli ve risklerinin birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı karar alınmasına yardımcı olabilir.
Yurt Dışı Tanıtım Desteği
Ürün üretmek ve ihracat kanalını oluşturmak tek başına yeterli olmayabilir. Hedef ülkedeki müşterilerin markayı tanıması da gerekir.
5973 sayılı destek sistemi içerisinde Tanıtım Desteği de bulunmaktadır. Güncel genelgede destek kapsamında değerlendirilebilecek reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri ile ibraz edilmesi gereken belgeler ayrıca düzenlenmiştir.
Dijital reklamlar ihracat desteği kapsamında olabilir mi?
Destek programının kapsamına ve ilgili harcamanın niteliğine göre bazı reklam, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri değerlendirilebilmektedir.
Ancak platform, ülke, marka, harcama türü ve belgelendirme şartları önemlidir. Bu nedenle dijital reklam harcamasının otomatik olarak destekleneceği varsayılmamalıdır.
Marka ve TURQUALITY® Desteği
Türkiye’nin ihracat destek sisteminin en bilinen programlarından biri TURQUALITY® sistemidir.
Ticaret Bakanlığı’nın Marka ve TURQUALITY® Desteği, belirli şartları sağlayan şirketlerin uluslararası markalaşma süreçlerini desteklemeye yönelik kapsamlı bir yapı sunmaktadır. 2026 yılında ilgili genelge ve eklerinde tanıtım faaliyetlerinden kurumsal altyapıya ve hedef pazara yönelik danışmanlıklara kadar farklı başlıklar düzenlenmiştir.
TURQUALITY® sadece reklam desteği midir?
Hayır.
TURQUALITY® yaklaşımının önemli özelliklerinden biri yalnızca tanıtım harcamalarına değil, markanın uluslararası büyümesini destekleyen kurumsal altyapıya da odaklanmasıdır.
Bu nedenle program, markalaşma, yönetim kapasitesi, pazarlama, hedef pazar yapılanması ve kurumsal gelişim açısından daha kapsamlı değerlendirilmelidir.
UR-GE Desteği Nedir?
Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) desteği, şirketlerin işbirliği kuruluşları aracılığıyla kümelenmesi ve uluslararası rekabet kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik önemli programlardan biridir.
UR-GE; ihtiyaç analizi, eğitim, danışmanlık ve uluslararası pazarlara yönelik ortak çalışmalar gibi unsurların birlikte yürütülebildiği proje temelli bir yapıya sahiptir. Program, 5973 sayılı Karar kapsamındaki güncel destek başlıkları arasında yer almaktadır.
UR-GE desteğine şirketler tek başına başvurabilir mi?
UR-GE’nin yapısı bireysel şirket desteklerinden farklıdır.
Program, ilgili mevzuatta tanımlanan işbirliği kuruluşları üzerinden yürütülen proje temelli bir modeli esas alır. Şirketler bu projelerin katılımcıları olarak uluslararası rekabet kapasitelerini geliştirmeye yönelik faaliyetlerden yararlanabilir.
Sektörel Ticaret Heyeti ve Alım Heyeti Destekleri
İhracatta yeni müşteri bulmanın yollarından biri de organize B2B görüşmeleri ve sektörel heyet programlarıdır.
Ticaret Bakanlığı’nın sisteminde Sektörel Ticaret Heyeti ve Alım Heyeti Destekleri bulunuyor. 2026 itibarıyla programa ilişkin güncel başvuru belgeleri ve e-ihracata yönelik heyet faaliyetleri için de çeşitli formlar yayımlanmış durumda.
Ticaret heyetleri ihracatçıya ne sağlar?
Doğru planlanan bir ticaret heyeti;
- potansiyel ithalatçılara,
- distribütörlere,
- zincir mağazalara,
- satın alma yöneticilerine,
- sektör temsilcilerine
daha kısa sürede ulaşılmasına yardımcı olabilir.
Ancak heyet öncesinde potansiyel müşterilerin analiz edilmesi ve görüşmelere hazırlıklı gidilmesi, faaliyetten alınacak ticari sonucu önemli ölçüde etkileyebilir.
Küresel Tedarik Zinciri Destekleri
Türkiye’deki üretici şirketlerin uluslararası firmaların tedarik zincirlerine daha güçlü biçimde dahil olması da ihracat politikalarının önemli başlıklarından biridir.
5973 sayılı Karar kapsamında Küresel Tedarik Zinciri Destekleri de bulunuyor.
Bu yapı özellikle doğrudan kendi markasıyla nihai tüketiciye satış yapmayan ancak küresel şirketlere üretim veya ara mal sağlayan işletmeler açısından önem taşıyabilir.
Küresel tedarik zincirine girmek için yalnızca düşük fiyat yeterli midir?
Genellikle hayır.
Uluslararası satın almacılar açısından;
- üretim kapasitesi,
- kalite standartları,
- teslimat güvenilirliği,
- sertifikasyon,
- izlenebilirlik,
- finansal sürdürülebilirlik,
- çevresel standartlar
gibi birçok kriter önem taşımaktadır.
Dolayısıyla uluslararası tedarik zincirlerine giriş stratejisi yalnızca fiyat rekabeti üzerinden kurulmamalıdır.
Yeşil Mutabakata Uyum ve Responsible® Programı
İhracatta çevresel standartlar giderek daha önemli hâle geliyor.
Özellikle Avrupa Birliği ile ticaret yapan işletmeler açısından karbon, kaynak verimliliği, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm başlıkları rekabetin yeni unsurları arasında bulunuyor.
Ticaret Bakanlığı’nın Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği – Responsible® Programı da 5973 sayılı sistem içerisinde yer alıyor ve programa ilişkin genelge Ağustos 2026’da güncellenmiş durumda.
Yeşil dönüşüm neden ihracatın konusu hâline geldi?
Çünkü uluslararası pazarlarda yalnızca ürünün fiyatı ve kalitesi değil, nasıl üretildiği de giderek daha fazla önem kazanıyor.
Enerji kullanımı, karbon yoğunluğu, çevresel performans ve tedarik zinciri şeffaflığı gibi konular özellikle Avrupa pazarına ihracat yapan işletmeler açısından doğrudan rekabet faktörü hâline geliyor.
E-İhracat Devlet Destekleri
Geleneksel ihracatın yanında e-ihracat da ayrı bir destek yapısına sahip.
Ticaret Bakanlığı’nın e-ihracat destekleri 5986 sayılı E-İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülüyor. Bakanlık, 2026 yılına ilişkin e-ihracat destek üst limitlerini ve uygulama kılavuzlarını da yayımlamış durumda.
Pazaryeri üzerinden ihracat yapan şirketler destek alabilir mi?
Programın yararlanıcı ve harcama şartlarını karşılayan işletmeler açısından uluslararası dijital pazaryerleri ve e-ihracata yönelik farklı faaliyetler destek sistemine konu olabilmektedir.
Ancak e-ihracat desteklerinin klasik ihracat desteklerinden ayrı mevzuatı bulunduğu için şirketlerin faaliyet modelinin hangi düzenleme kapsamına girdiği önceden kontrol edilmelidir.
İhracat Finansmanı ve Türk Eximbank Destekleri
İhracatın büyümesindeki önemli sorunlardan biri de finansmandır.
Sipariş alındığı hâlde üretim maliyetinin finanse edilememesi, uzun ödeme vadeleri veya alıcı riskleri şirketlerin ihracat kapasitesini sınırlayabilir.
5973 sayılı destek sistemi içerisinde Türk Eximbank’ın bazı finansman ve sigorta uygulamalarına ilişkin destek mekanizmaları da bulunuyor. Bakanlığın ihracat destekleri içerisinde Eximbank’ın uyguladığı faiz oranı ile CIRR arasındaki farkın desteklenmesi, ihracat kredi sigortası ve alıcı kredisi tazmin sistemleri gibi başlıklar yer alıyor.
İhracat desteği ile ihracat kredisi aynı şey midir?
Hayır.
İhracat devlet destekleri genellikle mevzuatta uygun görülen belirli faaliyet ve giderlere ilişkin destek mekanizmalarını ifade ederken, ihracat kredileri işletmenin finansman ihtiyacını karşılamaya yönelik kredi araçlarıdır.
Şirketlerin ihracat planı oluştururken destekleri, finansmanı ve nakit akışını birlikte değerlendirmesi gerekir.
İhracat Konsorsiyumu Desteği
Özellikle tek başına uluslararası pazarlarda yeterli ölçeğe ulaşmakta zorlanan işletmeler açısından ortak ihracat modelleri önem kazanıyor.
Ticaret Bakanlığı sisteminde İhracat Konsorsiyumu Desteği de bulunuyor. Program kapsamında ilgili statüyü alan yapılara yönelik pazarlama, tanıtım, eğitim ve danışmanlık gibi faaliyetlere ilişkin düzenlemeler yer alıyor.
Küçük işletmeler birlikte ihracat yapabilir mi?
Doğru organizasyon modeli oluşturulduğunda işletmelerin ihracatta ölçek avantajından yararlanabilecekleri işbirliği modelleri geliştirilebilir.
Ancak ürün grubu, hedef pazar, fiyatlandırma, müşteri yönetimi ve sorumluluk paylaşımı gibi konuların başlangıçta açık biçimde belirlenmesi gerekir.
İhracat Devlet Desteklerine Nasıl Başvurulur?
Destek programına göre başvuru ve ödeme süreci değişebilmektedir.
Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen birçok işlemde Destek Yönetim Sistemi (DYS) önemli rol oynuyor. İlgili genelgelerde başvuruların DYS ve gerektiğinde KEP üzerinden yürütülmesine ilişkin usuller yer alabiliyor.
Önce harcama mı yapılmalı, destek başvurusu mu yapılmalı?
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur.
Bazı desteklerde ön onay veya kapsama alınma süreci bulunabilirken, bazı uygulamalarda harcama sonrası ödeme başvurusu söz konusu olabilir.
Bu nedenle işletmelerin en sık yaptığı hatalardan biri, harcamayı gerçekleştirdikten sonra “bu gider için destek alabilir miyiz?” sorusunu sormaktır.
Sağlıklı yöntem, harcama yapılmadan önce ilgili programın güncel genelgesini ve başvuru şartlarını incelemektir.
İhracat Desteği Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
İhracat destekleri işletmenin stratejisinden bağımsız değerlendirilmemelidir.
Sadece devlet desteği bulunduğu için fuara gitmek, ofis açmak veya reklam yapmak doğru bir ihracat stratejisi değildir.
Öncelikle;
- hangi ülkeye girileceği,
- hangi müşterilere ulaşılacağı,
- ürünün rekabet avantajı,
- satış modeli,
- ihracat bütçesi,
- lojistik yapı,
- insan kaynağı,
- finansman ihtiyacı,
- hedeflenen satış hacmi
belirlenmelidir.
Ardından bu plan içerisindeki hangi faaliyetlerin devlet desteğine uygun olduğu analiz edilmelidir.
Şirket için en uygun ihracat desteği nasıl belirlenir?
Önce şirketin ihracat hedefi belirlenmelidir.
Örneğin;
Yeni pazar arayan bir şirket için pazar araştırması ve ticari istihbarat,
ürününü yeni ülkeye sokmak isteyen bir şirket için sertifikasyon ve pazara giriş belgeleri,
markalaşmak isteyen bir şirket için marka tescili, tanıtım ve TURQUALITY®,
fiziksel yapılanma planlayan bir şirket için birim kira,
online satış büyütmek isteyen bir işletme için e-ihracat destekleri,
uluslararası satın almacılara üretim yapmak isteyen şirket için küresel tedarik zinciri programları
daha öncelikli olabilir.
Bu nedenle doğru yaklaşım “hangi destek var?” sorusundan önce “şirketimizin ihracat stratejisi nedir?” sorusunu yanıtlamaktır.
İhracat Stratejisi ile Devlet Destekleri Birlikte Planlanmalı
İhracatta devlet destekleri, uluslararası pazarlara açılmayı kolaylaştıran önemli araçlardır ancak tek başına ihracat başarısı sağlamaz.
Başarılı ihracat için;
doğru pazar + doğru müşteri + rekabetçi ürün + finansal planlama + satış kanalı + doğru devlet desteği
birlikte ele alınmalıdır.
Ticaret Bakanlığı’nın güncel destek sistemi; yurt dışı pazar araştırması, pazara giriş, marka tescili, fuarlar, tanıtım, yurt dışı birim, UR-GE, küresel tedarik zinciri, TURQUALITY®, yeşil dönüşüm ve e-ihracat gibi birçok alanda işletmelere farklı imkânlar sunuyor. Bununla birlikte programların kapsamları, üst limitleri ve uygulama esasları zaman içerisinde güncellenebildiğinden başvuru öncesinde güncel mevzuatın kontrol edilmesi gerekiyor.
Yücel Strateji, işletmelerin ihracata hazırlanması, hedef pazarlarının değerlendirilmesi, ticari istihbarat süreçlerinin yürütülmesi, yatırım kararlarının analiz edilmesi ve uygun devlet desteği seçeneklerinin stratejik planlamaya dahil edilmesi konularında işletmelere danışmanlık desteği sunmaktadır.
Doğru teşvikten yararlanmanın ilk adımı yalnızca başvuru yapmak değil; işletmenin hedefleriyle uyumlu doğru destek programını belirlemektir.
Not: Bu içerik 21 Eylül 2026 itibarıyla yayımlanmış güncel Ticaret Bakanlığı kaynakları dikkate alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Destek oranları, üst limitler, hedef ülkeler, yararlanıcı koşulları ve başvuru usulleri dönemsel olarak değişebildiği için işlem öncesinde güncel mevzuat ve ilgili genelgeler kontrol edilmelidir.